Çikolata renkli Türkler

Türkiye’de pek çoğu Afrika kökenli, yaklaşık 800 bin siyahi vatandaşımız var.
Genellikle Akdeniz ve Ege yöresinde çiftçilikle geçimini sağlayan siyahi ailelerin çoğu, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Afrika’dan getirilen kabile üyelerinin torunları.

Onlar “çikolata renkli” Türkler

Ülkemizde 800 bine yakın siyahi yaşıyor. Çoğu Afrika kökenli olan “çikolata renke” vatandaşlarımız arasında çok ünlü isimler de var.

Türkiye’de sayıları tam olarak bilinmese de 800 bine yakın siyahi vatandaşımız var. Akdeniz ve Ege yöresinde çiftçilikle geçimini sağlayan ailelerin çoğu, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Afrika’dan getirilmiş kabile üyelerinin torunları. Kimileri de İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye’de yaşamayı seçen ailelerin çocukları.  Ülkedeki geçmişleri bu kadar köklü olunca, onların arasından da ünlü isimler çıkıyor. Türkiye Futbol Federasyonu Eski Asbaşkanı Hadi Türkmen, müzisyen kuzenler Melis ve Cenk Sökmen ile koreograf amcaları Sait Sökmen, manken Tuğçe Güder, tiyatro ve Türk sanat müziği sanatçısı İbrahim Şirin onlardan sadece birkaçı.
Gora’nın birkaç sahnesinde görünen manken Tuğçe Güder’i izleyenler onun yabancı olduğunu düşünse de 21 yaşındaki genç manken tepeden tırnağa Türk. Hatta podyumların yerli Naomi Campbell’i diyorlar onun için. Gerçek anne babasını hiç tanımayan Tuğçe, henüz bebekken Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan evlat edinilmiş. Evlatlık olduğunu 6 yaşında psikolog eşliğinde öğrenen genç manken anne ve babası beyaz olduğu halde hiç merak etmemiş ten renginin neden farklı olduğunu. Bunu da büyük bir sevgiyle büyütülmesine bağlıyor ve “Siyah olmanın dezavantajlarını daha çok beni evlat edinen ailem yaşamış. Çünkü ben siyah, onlar beyaz. Siyah bir bebek aldıkları için yakın çevrelerinden bazı insanlar annemlerle görüşmeyi kesmiş” diye anlatıyor o günleri. Sokakta yabancı sananlar olduğunda ilginç anlar yaşadığını anlatan Tuğçe, “Kimisi İngilizce konuşmaya çalışıyor, kimisi Türkçe bilmediğimi sanıp kötü şeyler söylüyor. Bunlara alıştım çoktan” diyor.

KABİLE PRENSESİ
Baga kabilesinin prensesi Camara Fatumata’yla evlenen Mehmet Cemil Bey’in çocukları ve torunları Sait, Cenk ve Melis Sökmen de Türkiye’de yaşayan ünlü siyahilerden. Sait Sökmen şu anda eşi Gaye Hanım’la birlikte r3kendilerine ait manken ajansının başında. Ancak biz onu balet ve koreograf olarak tanıdık ilk olarak. Gineli annesi Camara Fatumata’nın, babasını muhteşem dansıyla büyülediğini söyleyen Sait Bey, “Sanat bizim genlerimizde var. Ailedeki herkes genlerin avantajını yaşadı aslında” diyor. Ailesinin 50’li yıllarda İskenderun’a yerleştiğini sözlerine ekleyen Sökmen, Türkiye’ye geldiklerinde 12 yaşındaymış. İki yıl İskenderun’da kaldıktan sonra İstanbul’da sürdürmüş yaşamını.  Sökmen ailesinin tüm fertleri, ekonomiden sanata, mimarlığa dek pek çok alanda başarılı isimler çıkarmış. Ancak ailede sanatçılar ağırlıkta. Sait Sökmen’in yeğenleri Cenk ve Melis Sökmen de bu sanatçılardan. Cenk Sökmen, halen Atatürk Kültür Merkezi Devlet Opera ve Balesi’nde Opera Müdürü olarak görevini sürdürüyor. Reklam cıngıllarının vazgeçilmez sesi Melis Sökmen ise Almanya’da geçen gençlik yıllarının ardından baleye olan merakı yüzünden amcası Sait Sökmen’in yanına gelmiş ama o da müzikten uzan kalamamış.    Sökmenler, Türkiye’de farklı renkte oldukları için çok sıkıntı çekmediklerini söylüyorlar. Hepsinin de zaman zaman yurtdışı deneyimleri olmuş ve Avrupa’da da Amerika’da da farklı renkteki insanların çok büyük sorunlar yaşadığını vurguluyorlar. Cenk Sökmen, bir keresinde sırf siyahi olduğu için İngiltere’de bir bara alınmadığını anlatıyor. Onların tek derdi, siyahlarla ilgili fıkralar ve espriler yapıldığında gözlerin üzerlerine çevrilmesi ve filmlerdeki siyah kahramanların adlarının kendilerine takılması.  Türk sanat müziği sanatçısı ve tiyatrocu İbrahim Şirin de sahnelerin sempatik siyahilerinden. Aslında Belediye Konservatuarı’ndan mezun ama daha öğrencilik yıllarında tiyatroya merak sarmış. Halen Şehir Tiyatroları’nda Yaprak r4Dökümü adlı eserde Suriyeli bir tüccarı ve Keloğlan’da Arapbacı’yı oynuyor. Manisa’da doğan Şirin, çocukluğunda geldiği İstanbul’dan hiç ayrılmamış. Annesi Dursune Şirin’in Türk ekranlarına çıkan ilk siyah tenli Türkler’den olduğuna dikkat çeken Şirin, “Ondan sonra rahmetli Esmeray, ben, Hadi Türkmen ve Sait Sökmen geliyoruz” diyor.

Siyasetin İçindeler

Hadi Türkmen’in, birkaç kuşaktır İstanbul’da yaşayan ailesi Kuzey Afrika kökenli. Siyahların adale yapısı ve ritm duyguları, müzik kulakları nedeniyle ya çiftçi, ya futbolcu ya da sanatta sivrildiklerini düşünen Türkmen, çocukluk yıllarında farklı olduğu için yadırganmış. “İstanbul’da büyüdüm. Araplarla siyahileri karıştırmak gibi bir eğilim var bizim halkımızda. Türkiye’de azınlık gibi hissetmedik ve öyle bir muamele de görmedik” diyor. Siyahların hep en büyük acılara maruz kaldığını belirten Türkmen şunları anlatıyor: “Bu yüzden eğitimli, iyi yetişmiş biri olmak için uğraştım hep. Mimar Sinan Tekstil Tasarımı Bölümü’nü bitirdim. Bir yandan da futbolla ve boksla iç içe yaşadım. Tansu Çiller döneminde DYP’den iki kez milletvekili adayı oldum siyasete atılmak için. Türk siyasetinde de siyahi asıllı birinin var olabileceğini gösterdim.”
Halen İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde tekstil derslerine giren eski sporcu, askeri okula girmek isteyince ve şimdiki eşiyle evlenmek istediğinde siyah olduğu için sıkıntı çekmiş. Ama artık durumun değiştiği görüşünde; Eminim kızım Hayal ve oğlum Hakan, benden çok daha iyi yerlere gelecek. Onlar farklı ten renginde olmanın avantajını yaşıyorlar.”

 

Özlem Yurtçu Sabah Pazar 30 OCAK 2005